EN GÜVENİLİR TÜRK TARİHİ SİTESİ - Cumhuriyet Dönemi Dış Siyaseti
   
ANA MENÜ
  ANA SAYFA
  İLETİŞİM
  ZİYARETÇİ DEFTERİ
  OSMANLI TARİHİ
  GENEL TÜRK TARİHİ
  İSLAM TARİHİ
  T.C İNKİLAP TARİHİ
  => Cumhuriyet Dönemi Dış Siyaseti
  => Türk Kadını Hakları
  => Tekalif-i Milliye Emirleri nedir?
  => Meclis-i Mebusan ve MİSAK-I MİLLİ
  => Milli Mücadelede Güney Cephesi
  => Gerçekte İngiliz Kemal Kimdir?
  YAKIN TARİH
  SELÇUKLULAR TARİHİ
  ORTA ASYA TÜRK TARİHİ
  DÜNYA TARİHİ
  TARİHTE BİLMEDİKLERİNİZ
  TARİH İLE İLGİLİ VİDEOLAR
  RESİM ALBÜMÜ

CumhuriyetDöneminde Dış Siyaset

YABANCI OKULLAR SORUNU
Lozan antlaşmasında Türkiye kendi sınırları içindeki bütün eğitim kurumlarına tam hakim olacağı ilkesini ka­bul ettirmişti. Tevhid–i Tedrisat Kanunu'nun çıkmasından sonra Türk hükümetleri bütün yabancı ve azınlık okulla­rının bağımsızlık ve laiklik ilkelerine uygun bir eğitim öğ­retim yapmaları doğrultusunda denetledi. Bu okullarda Türk Tarihi Türkiye Coğrafyası ve Türkçe derslerinin Türk öğretmenler tarafından verilmesini kararlaştırdı. Bazı okullar bu esaslara uymayarak bağlı oldukları ülke­lerin elçileriyle alınan kararların değiştirilmesini istediler. Türkiye başvuruları kabul etmeyerek bağımsızlık ilkesine uygun bir politika izlemiştir.
Not: Osmanlı Devleti zamanında yabancı okullar hristiyanlık ve milliyetçilik propagandaları yaparak bir çok sorunlara yol açmışlardı. Türkiye Cumhuriyeti bağımsız­lık ve laiklik ilkelerine uygun politika izleyerek Osmanlı Devletinin karşılaştığı sorunlarla karşılaşmayı önlemiştir.

MUSUL SORUNU
Musul sorunu Lozan'da çözümlenmemişti. Sorunun çözümü Türk ve İngiliz hükümetleri arasında yapılacak görüşmelere bırakılmıştı. 1924 yılında İstanbul'da başla­yan görüşmelerde sonuca ulaşılamadı. Türkiye Milletler Cemiyetine başvurarak Musul'da referandum istedi. İngil­tere buna karşı çıktı. Bu süreçte İngiltere Milletler Cemi­yetinde çok etkindi ve Türkiye Milletler Cemiyetinin üyesi de­ğildi. Milletler Cemiyeti İngiltere'nin politikasını destek­ledi. Türkiye Musul'a askeri harekât yapmayı de­ğerlen­dirmeye başladı. Güney Doğu Anadolu'da çıkan Şeyh Sait isyanı Türkiye'yi zayıf duruma düşürdü. Milletler Cemiyeti Musul'u İngiliz mandasında olan Irak krallığına ait olduğunu kararlaştırdı. Bunun sonunda her iki taraf bu kararı esas alan bir anlaşma imzaladılar. Ankara'da 1926 yılında ya­pılan anlaşmaya göre
a) Musul Irak hükümetine ait olacak
b) Irak hükümeti petrol gelirinin yüzde onunu Türki­ye'ye verecek.
Not: 1926 Ankara anlaşmasıyla Irak sınırı kesin bi­çimini aldı.

TÜRK - YUNAN NÜFUS DEĞİŞİMİ (Mübadelesi)
Lozan Antlaşmasında Türkiye'de kalan Rumlarla Yunanistan'da kalan Müslümanların (Türklerin) değişimi konusunda bir sözleşme yapılmıştı. Sözleşmeye göre İs­tanbul'a yerleşmiş Rumlarla Batı Trakya'daki Türkler yerlerinde kalacaklar bu yerlerin dışındaki Türk ve Rumlar karşılıklı olarak değiştirilecekti.
Nüfus değişimi başlayınca Yunanistan yerleşik de­yimini kendi çıkarına yorumlayarak İstanbul'a daha fazla Rum yerleştirmeyi amaçladı. İki ülke arasındaki ilişkiler gerginleşti. Sorunun çözümü için Milletler Cemiyetine başvuruldu. Sorun Milletlerarası Adalet Divanında çö­zümlenmedi. Yunanistan'ın başbakanı Venizelos çıkabi­lecek bir sava­şın Yunanistan'ın yararına olmadığını gördü. 1930 yı­lında ilişkiler düzeldi. Sorun Türkiye'nin savunduğu doğ­rultuda çözüldü.
Türkiye'nin Milletler Cemiyetine Girmesi (1932)
Milletler Cemiyeti'nin kurulması ABD Cumhurbaş­kanı Wilson'un I. Dünya savaşı yıllarında açıkladığı ilke­lerde ilk kez duyurulmuştu. I. Dünya Savaşı sonunda Milletler Cemiyeti kuruldu. Ancak cemi­yet I. Dünya Sa­vaşının galibi olan devletlerin hakimiye­tine girdi. Bu ne­denle Türkiye Cemiyete şüpheyle baktı.
Türkiye silahsızlanma ve uluslararası barış konu­sunda önemli adımların atılmasını dikkate alarak Milletler Cemiyetine katılma davetine olumlu YANIT verdi. 6 Temmuz 1932'de Milletler Cemiyeti Genel Kurulu oybir­liği Türkiye'yi üyeliğe kabul etti.
Balkan Antantı (9 Şubat 1934)
Türkiye Yunanistan dostluğunun kurulması Balkanlı Devletleri arasında olumlu karşılanmıştı. Bu süreçte İtalya Arnavutluğu baskısına alarak diğer Balkanlı dev­let­leri tehdit ediyordu. Aynı şekilde Almanya'da Avrupa'da yayılmacı politikayı hedefledi. Bulgaristan ise toprak ka­zanmayı amaçlıyordu. Bu olaylar diğer Balkanlı devletleri birbirine yakınlaştırdı. Bunun sonucunda Türkiye Yuna­nistan Yugoslavya ve Romanya arasında antant ku­ruldu. Böylece Türkiye batı sınırlarını güven­ceye aldı. Ancak İtalya'nın baskıları sonucu antant 1939 yılında dağılmıştır.
MONTRÖ SÖZLEŞMESİ (1936)
İkinci Dünya Savaşına yol açan gerilimler başlayınca Türkiye Lozan'da Boğazlar kararına imza atan devletlere başvurarak kendi güvenliği kuvvetlendirmek için Lozan'­daki Boğazlar Statüsünde değişiklik istedi. İngiltere ve Sovyetler Birliği Türkiye'nin bu başvurusunu destekledi­ler. Bunun sonucunda İsviçre'de Montrö şeh­rinde Boğazlar Sözleşmesi imzalandı. Sözleşmeye göre:
– Lozan antlaşmasında kurulmuş olan Boğazlar Komisyonu kaldırıldı.
– Türkiye Boğazların her iki yakasında asker bu­lun­durma hakkını kazandı.
– Türkiye savaşa girerse Boğazları istediği gibi yö­netme hakkını elde etti.
– Karadeniz'de kıyısı olan devletler belirlenen özel­liklerdeki savaş gemilerini Boğazlardan geçirebilecek.
Montrö Sözleşmesiyle Türkiye Doğu Akdenizde gü­cünü artırdı.
Not 1: Montrö Sözleşmesinin yapıldığında İngiltere ve Rusya Almanya ve İtalya'nın yayılmacı politikalarına tepki olarak Türkiye'yi desteklemişlerdir.


Not 2: Montrö sözleşmesini izleyen süreçte Türkiye ve İngiltere arasında ilişkiler gelişmeye başlamıştır. Sov­yetler Birliği bu yakınlaşmayı hoş karşılamamış ve İkinci Dünya Savaşı yıllarında Boğazlarda savaş gemisi geçir­meyi amaçladığından Montrö antlaşmasında deği­şiklik is­temiştir. Türkiye buna karşı çıkmıştır.


SADABAD PAKTI (1937)
İtalya'nın 1935 yılında Habeşistan'ı (Etiyopya'yı) iş­gali Doğu Akdeniz'deki İtalyan tehlikesini daha belirgin hale getirmişti. Bu durum Orta Doğudaki devletlerin iş­birli­ğine girmelerinde etkili oldu. Bunun sonucunda Tür­kiye İran Irak ve Afganistan arasında pakt kuruldu. Pakta göre taraflar birbirlerini sınırlarına saygı göstere­cekler ve dış saldırılara karşı dayanışma içerisinde ola­caklar.
HATAY SORUNUN ÇÖZÜMÜ (1939)
Fransa ile TBMM hükümeti arasında yapılan 1921 Ankara antlaşmasında İskenderun ve Antakya'da özel bir yönetimin kurulması kararlaştırılmıştı. Fransa 1936 yı­lında Suriye ve Lübnan'daki manda yönetimine son ve­rince İskenderun ve Antakya'nın Suriye'ye katılma du­rumu ortaya çıktı. Türkiye 1921 Ankara antlaşmasına dayanarak Hatay'ın Suriye'ye katılmasına karşı çıktı. So­run Milletler Cemiyetine götürüldü. Bunun sonunda Tür­kiye ve Fransa'nın garantisinde içişlerinde bağımsız dış işlerinde Suriye'ye bağlı İskenderun Sancağı oluştu. Yapılan seçim sonucu Hatay Cumhuriyeti ku­ruldu. Bu süreçte Avrupa'da II. Dünya Savaşına yol açan sorunlar ortaya çıktı. Bu sorunlar Fransa'yı Hatay soru­nunda ılımlı politikaya yöneltti. Türkiye ve Fransa ara­sında yapılan anlaşmayla Hatay'ın Türkiye'ye katılması kabul edildi. Bundan sonra Hatay Cumhuriyeti 1939 yı­lında Türkiye­'ye katılma kararı aldı. Böylece Suriye sınırı kesin biçimde ortaya çıktı.
Not: Mustafa Kemal Atatürk sağlığının kötü olma­sına rağmen bu sorunla yakından ilgilenmiştir.
alıntı





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Siten:
Mesajınız:

   
Bugün 9 ziyaretçi (69 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

=> OsmanIı Devleti Tarihi (2) => OsmanIı Devleti Tarihi (3) => darphane nedir? => Nakibül-eşraflık nedir? => Osmanlı Devletinde Kadılık => Osmanlı-Memlük İlişkileri => İrad-ı Cedid => Şeyhülislamlık nedir? => Osmanlı Kültür ve Medeniyeti => Mürur Teskeresi nedir? => 17.Yüzyılda Osmanlı Devleti => 18.Yüzyılda Osmanlı Devleti => 19.Yüzyılda Osmanlı Devleti => Ahilik Teşkilatı (1) => Ahilik Teşkilatı (2) => Ahilik Teşkilatı (3) => Ahmed Han I => Ahmed Han II => Ahmed Han III => Bayezid Han II => Murad Han II => Murad Han I (Hüdavendigâr) => Padişah Anneleri(Valideler) => Gerçekte Sultan Vahidettin => Kızıl Sultan mı?ASİL SULTAN MI? => Tarihi Türk Gemileri => Ayastefanos Antlaşması => Tarihe Şahitlik Etmiş SARAYLARIMIZ